Borsa Gündem

Seçim sonuçlarının borsaya etkisi ne olur ?

Haftalık borsa yorumu ve uzman beklentileri

Seçim sonuçlarının borsaya etkisi ne olur ?

24 Şubat 2019 21:19
-A

+A

İK UZMANDAN BORSA YORUMU

Borsa geçen haftayı dip çalışması sonrası yönünü  yukarı çevirdi.

BİST 100 geçen haftayı % 0,46 yükselişle 103,185 puandan kapattı.

Bu haftanın ve seçim sonrası için piyasa beklentilerini milliyet yazarı Zeynep Aktaş'tan alalım:

Seçim sonrası piyasa senaryoları bugünden yüksek volatiliteye işaret ediyor. Bununla birlikte sinyaller uzun sürecek bir düzeltme içerisinde olduğumuzu gösteriyor

Piyasalar 31 Mart’ta gerçekleşecek seçimlere kilitlenmiş durumda. Yatırımcı cephesinden bakıldığında alınan pozisyonlar ağırlıklı olarak dövizi işaret ediyor. Eylül ayının yedisinden bu yana yurtiçi yerleşik yatırımcılar döviz pozisyonlarını artırıyor. Gelişmeler yatırımcıların döviz kurlarında yukarı hareket beklentisini güçlü tuttukları yönünde.

Fiyat hareketleri ve grafikler geçtiğimiz yıl yaşanan büyük dalgalanmanın etkisinin zayıflamakla birlikte devam ettiğini gösteriyor. Yaklaşık iki yıla yayılabilecek bir düzeltme hareketi içerisindeyiz. Dolar kuru, borsa ve faizlerin seyrinde bu düzeltmenin tamamlamasının ardından ancak bir normalleşme süreci yaşanabilecek. Seçim sonrasında  “finansal istikrar”ı sağlamaya yönelik atılabilecek tüm adımlar piyasalar için olumlu olacaktır. Bu da mevcut yatırımcı algısının değişmesini sağlamaya imkan tanıyabilecektir.

Para geldi-gitti

Öte yandan International Institute of Finance (IIF)’e göre ocak ve şubatın ilk haftasında gelişmekte olan ülkelere giren taze para 2018’in ilk çeyreğini aştı. Gelişmekte olan ülkelerdeki hisse senetleri ocak ayında 18 milyar dolar çekti, bunun 9,2 milyar doları Çin’e gitti.

Gelişmekte olan piyasalarda hisse senetleri ve tahvillerin toplamı ocak ayında 51,1 milyar dolarlık fon çekti. Küresel piyasalara böyle bir para girişi gerçekleşirken Türkiye’de hisse ve tahvillere para girişi ocak ayında 630 milyon doları buldu. Bunun 1 milyar 65 milyon doları hisse senetlerine yöneldi. Tahvilden ise 435 milyon dolarlık para çıkışının gerçekleşmesi toplamda 630 milyon dolarlık bir para girişine neden oldu. 630 milyon dolar bile Borsa İstanbul’un 87 binlerden 100 bin seviyesinin üzerine çıkmasına yetti.

Şubat ayının ikinci ve üçüncü haftasında ise para çıkışı söz konusu. Hem hisse senetlerinden hem de tahvilden para çıkışı yaşanıyor.

İki haftada toplam 477 milyon dolarlık para çıkışı gözlendi. Bununla birlikte şubat ayının birinden itibaren yabancı payında da bir gerileme var.

1 Şubat haftasında yüzde 66,01 olan yabancı payı 8 Şubatta 65,89, 15 Şubat’ta 65,66, 18 Şubat’ta 65,69 oldu. Şimdilik yüzde 65’in üzerindeki seyir korunuyor. Borsadaki yabancı payı öncü bir gösterge. Gerilemeye başlama eğilimini ise olumsuz değerlendirmek gerekiyor.

Risk primi yükseldi

Bir diğer önemli gösterge de Türkiye’nin risk primi. Onda da yükseliş görülüyor. 5 Şubat’ta 287 seviyesinde bulunurken 8 Şubat’ta 306’ya yükseldi. 21 Şubat’ta da 310 seviyesinde bulunuyor.

Borsada olumlu seyir

Risk primindeki bu yükseliş aynı zamanda sıkıntılı bir durumun varlığına işaret etmekte.

Gözlenen olumsuz sinyallere rağmen borsada teknik olarak olumlu seyrin korunduğunu söylemek ise yanlış olmayacaktır.

Halihazırda endeks kısa ve orta vadeli ortalamaların üzerinde bulunuyor. Bu nedenle yükseliş seyrini sürdürüyor.

Fakat momentum 100 seviyesinin altına gerileyerek 98’e düşmesini ivme kaybı olarak değerlendirmeli. Bu hafta ivme kaybının devam edip etmediğini takip edeeğiz.

Göstergelerde baskının sürmesi halinde seçime piyasaların daha agresif fiyatlarla girmesi gündeme gelecektir.

 

PAY PİYASASI NEDEN ÇOK DALGALANIYOR?

Hisse senetleri piyasasında değişen yatırımcı algısı, “al-sat” işlemcilerinin artmasına yol açarken yatırımcı profilinde de değişime neden oluyor. Borsadaki trendleri incelediğimizde 2012 yılında yabancı yatırımcının 432 gün olan elde tutma süresinin 2018 sonunda 142 güne gerilediğini görüyoruz. Aynı dönemde yerli yatırımcının 43 gün olan elde tutma süresi 35 güne geriledi. 

Hisse senetlerini elde tutma sürelerinde özellikle yabancılarda yaşanan bu değişim daha yakından incelendiğinde nedeninin değişen yatırımcı tipolojisi olduğunu görmekteyiz. 2012 yılında ABD, İngiltere ve Avrupa merkezli uzun vadeli yatırım fonları Türkiye’ye ilgi gösterirken 2018’e geldiğimizde yine ABD ve İngiltere’nin payını koruduğu görülmekte. Ancak toplam içerisindeki sayılarına düşüş var. Avrupalı fonların sayısı azalırken yerine ise Rus, Katar, Cayman Adaları merkezli fonlar geldi. Bu fonların da uzun vadeli perspektiften ziyade daha kısa vadeye yöneldikleri gözlenmekte. Bu da kârı elde ettikleri noktada satıp başka kârlı piyasalara yönelmelerine yol açmakta.

PİYASALARIN YÖNÜ

Makro verilerdeki bozulmaya rağmen, sıcak para hareketleriyle piyasaların düzeltme sürecinde olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Söz konusu durum seçim sonrasında da devam edeceği yönündeki işaretler dikkat çekiyor. Son sinyaller ise para girişinin çıkışa dönmeye başladığını gösteriyor.

BIST 100 Endeksi için yüzbinlerin taban; dolar kuru için 5,00 TL’nin altına çok kısa sarkma olsa da 5,20 liranın dip; faizlerin ise yüksek seyrini sürdürme olasılığı hayli güçlü. Seçim sonrasında piyasalara net mesajlar verici adımların atılması fiyat hareketlerindeki olumsuz bir dalgalanmayı engelleyecektir. Türkiye’de daha öngörülebilir fiyatlamaların yaşandığı bir süreç başlayabilir. Elbette ağustos kur şokunun yaşandığı süreçte yaşanan tecrübeler unutulmazsa çok daha rahat bir ortamda normalleşme süreci yaşanabilir. Gelişmekte olan ülkelerden ciddi bir para çıkışı yaşanmadıkça trend, piyasalardaki olumlu fiyatlamalardan yana.

ZEYNEP AKTAŞ

MİLLİYET


Şimdi ise Hürriyet yazarı Zeynel Balcı'dan haftalık piyasa yorumunu alalım:
 

Para ve sermaye piyasalarında dengelenme süreci devam ediyor. Reel sektöre ilişkin veriler olumsuz gelse de, borsada çıkış trendi korunuyor. Döviz kurlarında ise yatay seyir hakim. Borsada çıkışın devamı için 106.000 seviyesinin geçilmesi önemli olacak.

Borsada ve döviz kurlarında belli bir bantta yatay hareket devam ediyor. Gündemde çok belirgin bir değişiklik olmayınca piyasalara da bu şekilde yansıyor. TCMB’nin zorunlu karşılıklarda indirime gitmesi, ABD Merkez Bankası (Fed) toplantı tutanakları, S&P’den Türk bankacılık sektörüne yönelik açıklamalar ve buna karşı tepkiler, ABD-Çin ticari görüşmeleri, Türkiye ve küresel ekonomiye ilişkin ekonomik veriler, dış borsalar öne çıkan gündem konuları. TCMB’nin zorunlu karşılıklarda indirime gitmesi bankalarda daha fazla likidite bırakarak kredi imkânlarına ve faiz düşüşüne yardımcı olmak açısından olumlu bir adım. Ancak uyguladığı parasal sıkılaştırma politikasına bir halel getirip getirmediği konusunda da tartışmaya neden oldu. Fed toplantı tutanaklarında faiz artırımı için ‘sabır’ konusu tekrar vurgulandı. Ayrıca 2019 yılında bir faiz artışı kapısının açık tutulması ve ABD ekonomisinde güçlü konumunun sürdüğü gibi ifadeler net bir görüşün ağırlık kazanmadığını gösteriyor. Fed tutanakları bu yönüyle biraz da ‘şahin’ bulundu.

JCR AÇIKLAMASI

Kredi derecelendirme kuruluşlarından S&P’nin, hem Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin toplam kredilere oranının çift haneye ulaşabileceğinden hem de ekonominin geneli için sert iniş senaryolarından söz etmesi Türkiye Bankalar Birliği ve yine bir kredi derecelendirme kuruluşu olan Japon JCR’den tepki gördü. JCR kaynaklı açıklamada, “Reel sektörün vadesi gelen yükümlülüklerini karşılamış olmaları, bankacılık sektörünün varlık kalitesinin daha fazla bozulmasını sınırlamaktadır. Reel sektör ve bankalar açısından orta vadeli boyutta finansal piyasaların stresi düşmüş, ülke genelinde IMF gibi kuruluşlardan toplu ve acil fonlanma gereği ve ihtiyacı azalmıştır” denildi. Türkiye ekonomisindeki veri akışlarına bakıldığında özellikle reel sektöre ilişkin verilerde ise zayıf görünüm sürüyor.

Ocak ayında konut satışlarında yüzde 24.8, beyaz eşya satışlarında yıllık bazda yüzde 13’lük düşüş görüldü. Tüketici güven endeksi ise 57.8 seviyesine geriledi. Bankacılık kredilerinde düşüş eğilimi sürerken takipteki krediler (sorunlu krediler) yükseliyor. TÜSİAD, 2019 büyüme hedefini yüzde 1’e çekerken, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, “Reel sektörün finansman sorunu çözülmezse sorun bankacılık ve finans sektörüne sıçrar, derin sorunlar böyle çıkar” uyarısında bulundu.

TEMKİNLİ İYİMSERLİK

Kur ve faiz düşüşüyle mali sektörde bir dengelenme görülse de bu reel sektöre henüz yansımadı. ABD’yi hariç tutarsak Euro ve Çin ekonomilerinde boyutları farklı olsa da reel ekonomilerde zayıflama eğiliminden söz etmek mümkün. ABD-Çin görüşmelerinden henüz net bir sonuç çıkmış değil. Bu açıdan mart ayında yapılması beklenen başkanlar toplantısı yakından izlenecek. Özetle, iç ve dış finans piyasaları daha olumlu görülürken reel ekonomilerde sıkıntılı süreç devam ediyor. Finans piyasalarında ‘fiyatlar önden gider’ veya ‘beklentiler alınır, gerçekler satılır’ sözlerini hatırlatmak yararlı olacak. Dileriz ki bu sözler her koşulda doğru olsun ve son fiyatlamaların içinde ekonomilerdeki toparlanma beklentileri de olsun. Yabancı yatırımcılar Borsaistanbul’da 15 Şubat haftasında hisse senetlerinde 63 milyon dolar, tahvil bonoda 102 milyon dolar satışta görüldüler. Ocak ayındaki yüksek tutarlı girişleri dikkate aldığımızda bu aşamada ciddi bir pozisyon değişikliğinden söz etmek zor. Hisse senetlerinde yabancı takas saklama oranı hafif düşüşle yüzde 66’nın altına gerilemiş durumda. Piyasalarda temkinli iyimserlik korunuyor.
 

BORSA DESTEKLERİNDE TUTUNUYOR

BORSADA kâr satışlarına rağmen çıkış hareketi sürüyor. Geri çekilmeler ‘düzeltme’ boyutunda kalırken geçen hafta verdiğimiz 100.600 seviyesinin üzerinde tepki alımları görülürken direnç noktaları 104.000 ve 106.000 seviyelerinde. Çıkışın devamı için daha önemli görülen 106.000 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Bu durumda çıkış formasyonlarından ‘bayrak’ formasyonundan söz etmek mümkün olabilecek. Sonraki dirençler 107.500 ve 110.000 seviyelerinde. Destekler ise 100.600-100.000 seviyelerinde. Bu seviyelerin üzerinde endeksteki çıkış hareketi gücünü koruyabilir. Aksi takdirde düşüşler ‘düzeltme’ boyutunda çıkıp derinlik kazanabilir. Bu durumda 97.000-95.000 sonraki destek seviyeleri. 106.000 seviyesini geçemeyen çıkış denemeleri satışla karşılaşabilir.

ZEYNEL BALCI

HÜRRİYET

BORSAAJANS.COM' UN YASAL UYARISI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
  • ÇOK OKUNANLAR
  • ÇOK YORUMLANANLAR
LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku