Borsa Gündem

Borsada bu hafta ( 7-11 Ocak) ne olur ?

Borsada uzmanların haftalık beklentileri

Borsada bu hafta ( 7-11 Ocak) ne olur ?

6 Ocak 2019 12:44
-A

+A

HAFTALIK BORSA BEKLENTİLERİ

Borsada geçen hafta yılın ilk işlemleri yapıldı.

İlk işlemlerde dünya borsalarındaki sert düşüşlere parelel Borsa İstanbul'da düşüşler görüldü.

Borsa geçen haftayı % 1,77 düşüle 88,830 puandan kapattı.

Borsa geçen hafta en düşük 87,399 en yüksek ise 91,338 puanı gördü.

Geçen hafta dövizde sert hareketler yaşandı.

Dolar-TL 5,82 seviyelerini görürken haftayı % 2,7 değer artışıyla kapattı.

Geçen haftanın özetinden sonra yeni haftanın beklentierini Milliyet yazarı Zeynep Aktaş ve Hürriyet yazarı Zeynel Balcı'dan alalım:

Piyasalar yeni yıla büyüme endişesiyle girerken borsa 88.831, dolar 5,3365, euro 6,09, faiz ise 19,71 seviyesinde bulunuyor. Dolar kuru sert dalgalanma sonrasında yeniden 5,40 seviyesinin altına kaydı. Hisse senedi piyasasını izleyenlerse son 10 yılda piyasa değeri en fazla artan sektörlere odaklanmış durumda. Zira bu sektörlerdeki öncü hisselere 2009 yılında yatırılan 100 dolar son 10 yıl içerisinde 600 dolara çıkmış durumda. Uzun vadede büyüyen ve büyüme ivmesini kaybetmeyen, yenilenen şirketler güçlenerek trendlerini devam ettiriyor. Türkiye’de yatırım hamleleri ile dikkat çeken Tüpraş ve Petkim petrol sektöründe öne çıkarken savunma sanayiinde Aselsan dikkat çeken şirket oldu. Hizmet sektörünün öncü şirketleri Türk Hava Yolları ve TAV Havalimanları yine hızlı büyümeleriyle dikkat çekiyorlar. Otomotiv sektöründe Ford Otosan ve Tofaş Oto. Fab. piyasa değeri en fazla artan büyük şirketler arasında yer alıyor. Perakende ticarette Bim Mağazalar, dayanıklı tüketimde Arçelik, cam sektöründe Şişecam piyasa değeri en fazla artan şirketler olarak sıralanıyor. 

 

Bir yılda öne çıkanlar

Son bir yıldaki fiyat performanslarına bakıldığında Borsa İstanbul’da Türk lirası bazında yüzde 400’leri aşan getiri sağlayan hisselerin olduğunu görüyoruz. Denizbank yüzde 420, Kalkınma Bankası yüzde 405, Doğan Gazetecilik yüzde 265 oranında değer kazandı. BIST 100 Endeksinin yüzde 20’ye yakın değer kaybettiği bir dönemde nasıl oldu da bu hisse senetleri yüzde 400 değer kazanabildi? Bu noktada halka açıklık oranlarını da takip etmekte yarar var. Denizbank’ın halka açıklık oranı 0,15. Kalkınma Bankası’nın 0,9 olduğu göz önüne alındığında oluşan primin yatırımcıya pek de yansımadığı görülecektir.

BIST 30 Endeks hisselerine bakıldığında 30 hisseden sadece 10 tanesi yılı yükselerek tamamladı. Bu endeks içerisinde sadece Soda yüzde 64 değer kazandı. Koza Altın yüzde 34, Tekfen Holding ve Şişecam ise yüzde 24-27 arasında yükseldi. Borsa İstanbul’daki yüksek oynaklık yatırımcıları cezbedebilir. Ancak değere odaklanmak ve uzun dönemde yatırım yapan, temettü ödeyen, değişimlere hızlı ayak uyduran alanında öncü şirketlere yatırım yapmak borsada asıl kazandıran bakış açısı olduğu unutulmamalı.

1 dolarlık banka hisseleri

Borsa İstanbul’da işlem gören 13 bankanın 11 tanesini 1,6 dolar ile 0,15 dolar arasında alabilmek mümkün. Halka arzından sonra 10 dolara kadar yükselen Halkbank hissesi 1,2 dolara gerilemiş durumda. Zirve seviyesi 5,65 dolar olan Garanti Bankası ise 1,4 dolarda bulunuyor. 5,1 dolar olan Akbank 1,08 dolara, 3,8 dolarlık İş Bankası C hissesi 0,78 dolara işlem görüyor. Hisse senetlerinin bu fiyatlardan işlem görmesinin nedeni ülke risk priminin yüksek olması. Ülke risk primi yükseldikçe varlıklar da buna bağlı olarak ucuz fiyattan satışa konu olabiliyor.

TCMB faiz indirecek mi?

Tüm gözler yeniden faiz toplantısına çevrildi. 2018 yılının son enflasyon verileri açıklandı. Tüketici Fiyat Endeksi aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,40 azalırken bir önceki yılın aynı ayına göre değişimi yüzde 20,30 oldu. Ekim ayında yüzde 25,24’e kadar yükselen tüketici fiyatlarındaki artış, kasım ayında yüzde 21,62’ye gerilemişti.

Para Politikası Kurulu, en son 13 Eylül’de politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 17,75’ten yüzde 24’e yükseltilmişti. Şimdi enflasyon verisinin yüzde 20,30’a gerilemesi ile birlikte faiz indirimi için baskı oluşmaya başladı. Faizin aşağı inmesi elbette herkesin isteği. Yüksek faizler çok yüksek maliyetlere katlanılarak iş yapılmasına neden oluyor. Bunun asıl faturasını şirketlerin bilançoları üzerinde önümüzdeki dönemde göreceğiz.

Enflasyondaki düşüş faiz indirimi için bir sinyal. Ancak enflasyondaki düşüşün bir eğilim halini alacağı algısının oluşmaya başlaması ile yapılacak olan bir faiz indirimi ise kalıcı etki bırakabilir. Kritik noktalarda gerçekleşen faiz indirimleri spekülatif ataklar için mazeret olarak kullanılmakta.

Robotlardan kaçış yok

Borsada 88.000’lerin altının test edilmesiyle birlikte yüksek frekanslı işlemler yeniden sorgulanmaya başlandı. Borsa 415 şirket işlem görüyor. Bu şirketlerin toplam piyasa değeri 143 milyar dolar. Şirketlerin halka açıklık oranı yaklaşık yüzde 30, halka açık piyasa değeri de 40 milyar dolar... Borsada günlük 1-1,5 milyar dolarlık işlem hacmi gerçekleşiyor. Sistemler şeffaf ve artık kurumlar kendileri sistemlere bağlanarak işlemleri gerçekleştirebiliyor. Döviz piyasasında ve Borsa İstanbul’da son bir yıl içerisinde çok daha sert işlemler gerçekleşmeye başladı. Bir piyasada alıcı olan kurum bir başka piyasada satıcı olabiliyor. Aldığı pozisyon terse düştüğü zaman da pozisyonlarını zarara kapatabiliyor, hiç öngörülemeyen fiyatlamalar gerçekleşebiliyor. Yatırımcılar robot işlemlerin zararlarına odaklanmaya başladı. Oysa bunun yerine tüm dünyada giderek yaygınlaşan bu sistemi de göz önünde bulundurarak nasıl yatırım yapılırın sorgulanması gerekiyor. Zira küresel piyasaları etkisi altına alan büyük dalgalanmalar ülkeleri de kıskaca alabilmekte. 

 

BES’te yüksek getiri için risk alınabilmeli

Bireysel emeklilik fonlarında enflasyona ve dolar kuruna karşı reel getiri sağlayabilmek için 10 yıl sistemde kalacak olanlar hisse ağırlıklarını artırabilir. Borsada hisse senetlerinin bu kadar cazip fiyatlara geldiği bir dönemde portföy değişikliği yapmak göz ardı edilmemesi gereken bir seçenek. Öte yandan faizlerin artması ile birlikte para piyasası fonları da cazip hale geldi. 2019’da küresel büyüme endişeleri, ticaret savaşları altına yönelimini artıracak. Bu nedenle portföylerde altın da bulundurulabilir.


ZEYNEP AKTAŞ

Yazının devamı ve kaynak: MİLLİYET

Yıl sonu için Yeni Ekonomik Programda belirlenen yüzde 20.80’lik enflasyonu hedefi açıklanan son verilerle tutturulmuş oldu. Yıl sonu enflasyon yüzde 20.30 olarak açıklanmıştı. Şimdi de Merkez Bankası faiz indirir mi sorusu gündeme geldi. Faiz inerse döviz kurlarını tutmak zorlaşabilir. Diğer yandan indirim kararıyla ekonomiye bir can suyu da verilebilir mi? Cevabı 16 Ocak’taki Merkez Bankası toplantısında göreceğiz.

Piyasalar yeni yıla dalgalı başladı. Dış kaynaklı gelişmeler iç piyasaları da etkisine aldı. Aralık enflasyonu beklentilere paralel gelirken 2018 hedefi yakalandı. Yeni Ekonomik Programda yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 20.80 olarak konulmuştu, yüzde 20.30 olarak gerçekleşti. Aralık ayında enflasyondaki yüzde -0.40’lık düşüşü, Merkez Bankası enerji ve petrol fiyatları, dövizdeki olumlu gelişmelerle zayıf talep koşullarına bağladı. Şimdi Merkez Bankası faiz indirir mi tartışmaları başladı. Malum Merkez Bankası gösterge faizi yüzde 24. Para piyasaları (döviz) istikrar kazanmadan bir faiz indirimi erken olabilir. Faiz inerse muhtemelen döviz kurlarını tutmak zorlaşacaktır. Acaba seçim öncesi soğumaya yüz tutmuş ekonomiye bir can suyu vermek adına indirim gelebilir mi, bunu 16 Ocak’taki Merkez Bankası toplantısında göreceğiz. Bu çerçevede Merkez Bankası’nın genel kurulunun öne çekilmesi Hazine’ye daha erken kâr aktarma olarak görüldü.

PİYASA GÖZLEYECEK

İç gündemin diğer konu başlığı da Suriye’ye Fırat’ın doğusuna operasyon hazırlığı. Piyasa bu operasyonda Türkiye-ABD arasındaki uyumu gözlemeye devam edecek. Ama asıl iç piyasaları rahatsız eden dalga dışarıdan gelmişti. Küresel ekonomideki durgunluk beklentilerine bağlı olarak borsalarda sert düşüş görüldü. Piyasaların yakından izlediği PMI verilerinin düşmesi, ABD’li Apple’nin ciro beklentisini düşürmesi, Çin Merkez Bankası zorunlu karşılıkları düşürmesi durgunluk beklentilerinin göstergeleri. Bu gelişmelere karşı ABD Merkez Bankası’nın faiz artırım sürecinin yavaşlaması konusu daha da güç kazanmıştı. Fakat cuma günü gelen ABD tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin oldukça üzerinde gelmesi ekonomideki durgunluk endişelerini biraz hafifletirken, Fed faiz artırım politikasını destekledi. Bu defa borsalar bu yönde fiyatlama yapmaya başladı. Borsalarda tepki yükselişleri, ABD dolarında değer kazanımı, emtia ve petrol fiyatlarında yükseliş, altın fiyatında güvenli liman özelliği zayıflayınca düşüş görüldü. Her ne kadar çok önemli bir veri olsa da bir verinin tek başına küresel ekonomiyle ilgili beklentileri değiştirmesi zor. Aynı şekilde Fed faiz politikasını da. Ancak devamlılık arz eder güçlü ekonomik görünüm korunursa o zaman tekrar değerlendirmek gerekecek.

TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ

Borsaların sert tepki yükselişini biraz da bir süredir düşüşte olmaları ve zirvelerinden oldukça uzaklaşmış olmalarına vermek gerekecek. Fed faiz politikası Türkiye gibi dış finansman ihtiyacındaki ülkeler için önemli. Türkiye önümüzdeki bir yıl içinde 173 milyar dolar dış borç ödeyecek. Üzerine tahmini 30 milyar dolar cari açığı eklersek 200-210 milyar dolar gibi bir dış finansman ihtiyacı olacak. Düşük faiz daha ucuz kaynak maliyeti demek. Ancak son dönemlerde gerek sıcak para gerekse doğrudan yatırım olarak Türkiye girişler zayıf. Aksine çıkışlarda bir artış görülüyor. Önümüzdeki hafta ABD ile Çin heyetleri arasında 7-8 Ocak’ta Pekin’de yapılması beklenen görüşme ticaret savaşları konusunda bir umut olabilir mi?

Merkez’in kritik kararı

Bunu toplantı sonrası görebileceğiz. Ticaret savaşını Trump’ın Çin’den ithal edilen çeliğe ek vergi kararı tetiklemişti. Sonra diğer ekonomilere de bulaştı. Şimdi de nasıl kurtuluruz onun çareleri aranıyor. Çünkü tetiklediği kurşunun ABD’yi de vurması riski baş gösterdi. Türkiye varlıklarının ucuzluğu konusunda genel bir fikir var. Ancak son düşüşlerle birlikte dış borsalar da ucuzlamaya başladı. Azalan risk iştahı ile birlikte bu durum dikkate değer. İç ve dış piyasalarda olumsuz gelişmeler belli ölçüde fiyatlanıp tepki hareketleri görülse de temkinli görünüm henüz dağılmış değil.  

BORSADA 87.400 DESTEĞİ ÖNEMLİ

Merkez’in kritik kararı

Borsada düşüş trendi sürmekle birlikte tepki alımları görüldü. İlk destek 87.400 seviyesinde.  Bu seviye trend desteği olması açısından önemli. Sonraki destek noktaları ise 84.000-83.000 seviyelerinde. İlk direnç 90.000 seviyesinde. Sonraki ve daha önemli dirençler ise 92.500 ve 94.500 olarak görülüyor. Bu seviyede satışlar görülebilir. Düşüş trendinin kırılması için 94.500 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Tepki alımları etkisini sürdürebilir.

DOLAR/TL KURUNDA TEPKİ YÜKSELİŞİ GÜÇ KAZANAMADI

Merkez’in kritik kararı

Dolar-TL kurunda bir süredir devam eden yatay hareket yerini tepki yükselişine bıraktı. İlk destekler 5.30-5.27 seviyelerinde görülürken direnç seviyeleri 5.49-5.60 ve 5.83-5.93 seviyelerinde. Geri çekilmeler tepki alımlarıyla karşılaşabilir.


ZEYNEL BALCI

Yazının devamı ve kaynak:HÜRRİYET

BORSAAJANS.COM' UN YASAL UYARISI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.  Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
  • ÇOK OKUNANLAR
  • ÇOK YORUMLANANLAR
LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku